Geri git   Onur-Sat Forum > EĞİTİM ve ÖĞRETİM > BİLGİSAYAR DERSLERİ
Kayıt ol Yardım Ajanda Forumları Okundu Kabul Et

Cevapla
 
Seçenekler
Alt 27-10-2009, 09:39   #1
AKTUĞ
Onur-Sat Forum Üyesi
 
AKTUĞ - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 10-07-2008
Nerden: C\:Windows
Mesajlar: 1.449
ݝtibar Gücü: 36
AKTUĞ Onur-Sat Forum Üyesi
Standart Bilgisayarı Tanıyalım,Nedir,Nasıl Çalışır?

Bilgisayar nedir? Yazılım ve Donanımları nelerdir?


Bilgisayar Nedir?

Bilgisayar; kendine önceden yüklenmiş program gereğince çeşitli bilgileri-verileri uygun ortamlarda saklayan ve istenildiğinde geri getiren, çeşitli aritmetik ve mantıksal işlemler yapan; çok hızlı çalışan elektronik bir cihazdır.
Bilgisayarın elektronik kısmına donanım (hardware), program kısmına ise yazılım (software) denir.
Bilgisayarın gelişiminde şu 4 unsur hiç değişmemiştir.

1. Bilginin Girişi (Giriş birimleri: Klavye, mouse, kamera, scanner, fax-modem vb.)
2. Bilginin saklanması (Hafıza: Harddisk, disket, cd-rom vb.)
3. Bilginin işlenmesi (Beyin: Merkezi işlem birimi-Central Processing Unit-CPU)
4. Bilginin çıkışı (Çıkış birimleri: Monitör/ekran, Printer/yazıcı, plotter/çizici, modem)
Bilgisayar DonanımıDonanım bilgisayarı oluşturan her türlü fiziksel parçaya verilen verilen addır. Donanım bir merkezi işlem biriminden (Central Processing Unit-CPU) ve bu birime bağlı çevre birimlerinden oluşur. Çevre birimleri de ayrıca giriş birimleri (input devices) ve çıkış birimleri (output devices) olmak üzere iki kısma ayrılır.



DONANIM
“Bilgisayarımın rami yetersiz. En az 128 megabayt ek ram gerekli…”, “O parçayı PCI slota takmam gerekli…” ve “ CD’yi sürücüye takınca hemen çalışıyor…” türü konuşmaları herkes duymuştur günümüzde. Bilgisayar hakkında çok da fazla bir şey bilmeyenler için bu konuşmalar anlamsız gelmektedir. Bu dersimizde bu sıkça duyduğumuz “RAM”, “Slot”, “CD” gibi bilgisayarların donanımına ilişkin kavramları inceleyeceğiz. Ayrıca dersimizin sonunda bilgisayarların fiziksel parçalarını tanımak, bilgisayarları karşılaştırmanızı ve bilgisayar alırken daha bilinçli kararlar vermenizi sağlayacaktır.

Anakart:
Bilgisayarın tüm birimlerini üzerinde toplayan ve aralarındaki iletişimi sağlayan parçadır. Micro işlemci ile ekran arasındaki bağlantıyı kuran ekran kartı, disket sürücü, sabit disk, faz-modem kartı ve bunun gibi diğer kartlar ana kart üzerine takılırlar.

Merkezi İşlem Birimi:

Merkezi işlem birimi, milyonlarca transistor den oluşan tümleşik yapıdaki elektronik bir devredir. Her bilgisayarda en az bir tane bulunması gerekmektedir. Transistörler, belli durumlarda belli sinyaller üreten devre elemanlarıdır. Yazılan programları meydana getiren makine kodlarını yorumlamak ve yerine getirmek için gerekli olan tüm mantıksal alt devreleri merkezi işlem birimi içerir.
İngilizce olarak “central processing unit (CPU)” olarak adlandırılır. MİB ya da CPU ifadeleri kullanılabilir.Bir merkezi işlem birimi KONTROL BİRİMİ ve ARİTMETİK-MANTIK BİRİMİ olmak üzere iki temel bölümden oluşur.
Kontrol Birimi: Bilgisayarın diğer ünitelerine ne yapılması gerektiğini bildiren birimdir. Böylece bilgisayarı yönlendirerek programlarda verilen emirlerin eksiksiz yapılmasını, gerekli bilgilerin belleğe yerleştirilmesini ve yapılan işlemlerin kontrolünü sağlar.
Aritmetik-Mantık Birimi:Veriler üzerinde işlemleri yapan birimdir. İşlemciler iki sayıyı birbiri ile toplamayı bilir. Diğer işlemleri (çıkarma, çarpma, bölme … gibi) bir anlamda toplamaya dönüştürerek gerçekleştirir. İşlemciler ayrıca eşit olmayan iki sayıyı birbiri ile karşılaştırarak büyük ya da küçük olanı bulabilir. İşlemcilerin tanıdıkları rakamlar sadece 0 ve 1’dir. Bilgisayarların bizim kullandığımız ondalık sistemiyle verilmiş olan sayıları işleyebilmesi için hepsini ikili sayı sistemine dönüştürmesi gerekir. Görüldüğü gibi bir bilgisayarın işlemcisinin yetenekleri son derece sınırlıdır. Üstelik sadece 0 ve 1’lerden meydana gelen çok basamaklı sayılarla uğraşmak zorunda oldukları için işleri de oldukça zordur. Bu durumda bilgisayarların şaşırtıcı becerilerini başka birimlerin sağladığı akla gelebilir ama bilgisayarlarda işlem yapmakta kullanılan başka bir birim mevcut değildir. İşlemciler, bilgisayarların en önemli unsurlarıdır.
Bilgisayarın birimlerinin eşgüdüm içinde çalışabilmesini sağlamak için her bilgisayarda bir tür saat mevcuttur. Saat basit ve çok kısa aralıklarla ilerler. Saatin darbeleri arasındaki süre, bilgisayar birimlerinin en basit işi gerçekleştirebilmeleri için gereken süredir. Saatin hızı bilgisayarın hızını belirleyen en önemli faktördür. Günümüzün kişisel bilgisayarlarının saatleri bir saniyede iki trilyon darbe vurabilir. Bir saniyede gerçekleşen darbe sayısı Hertz (Hz) birimi ile ifade edilir. Bir hertz saniyede bir darbe anlamına gelir. Bir kilohertz (Khz) saniyede 1000 darbe, bir megahertz (Mhz) saniyede 1.000.000 darbe ve bir gigahertz (Ghz) saniyede 1.000.000.000 darbe demektir. Buna göre günümüz bilgisayarları hızları 4 Ghz civarındadır. Büyük bilgisayarların işlemcileri çok daha büyük hızlara sahip olabilir.
Günümüzde kullanılan mikro işlemciler INTEL, AMD, MOTOROLA… gibi şirketler tarafından üretilmektedir.
Bellek:
Bilgisayarlarda kullanılabilen bellek çeşitlerini ROM, RAM, EPROM, EEPROM, Falsh Memory ve Önbellek olarak sayabiliriz.
Bellek kapasiteleri byte cinsinden ölçülür. 1 Bayt 8 Bitden oluşur. Ayrıca;
1 KiloByte (KB) 1024 Byte
1 MegaByte (MB) 1024 KB
1 GigaByte (GB) 1024 MB
1 Terabyte (TB) 1024 GB’dır.
Şimdi bellek çeşitlerini kısaca inceleyelim:
ROM: ROM bellek programların kalıcı olarak durduğu, sadece okunabilen bir bellek tipidir. ROM bellekten sadece veri elde edilebilir. Hiçbir bilgi yazılamaz. ROM yapımcı ya da kullanıcı tarafından bir daha değiştirilmemek üzere konulan program komutlarını içerir. Örneğin bilgisayar ilk çalıştırıldığında işlevsel hale gelebilmesi için kendiliğinden çalışan program olan BIOS, ROM belleğe konulur. ROM bellek uçucu (non-volatile) değildir. Yani elektrik kesintilerinde ROM’da depolanan bilgi kaybedilmez. İngilizce “Read Only Memory” (Yalnız Okunabilir Bellek) kelimelerinin baş harflerinden geliyor.Çeşitleri:

PROM: Özellikleri temelde ROM ile aynıdır. Bir kere programlanır ve program silinemez ya da değiştirilemez. Ama programlanması kolaydır. Herkes satın alacağı bir PROM programlayıcısı ile bu işi başarabilir.

EPROM: RAM’in elektrik kesintisinde bilgileri koruyamaması, PROM’un ise bir kere programlanabilir olması silinebilir ve yeniden programlanabilir EPROM yaratılmıştır. Programlayıcı kodlanmış programı mor ötesi ışıklar göndererek siler ve yeniden programlar. Güneş ışığı programı kolayca silebileceği için üzeri bantla kapatılır. Özellikle yurt dışından gelen yazıcılara Türkçe karakter seti eklemek pratik uygulamalarından biridir.
EEPROM: Üzerine bilgi yazılması için normal elektrik voltajı uygulanır. Elektrik kesilse de üzerendeki bilgiyi saklar. Özel bir uygulaması Flash Memory’dir. Aralarındaki fark ise EEPROM’a bilgilerin byte halinde, Flash Memory’e ise blok halinde yazılmasıdır. Falsh Memory uygulamaları genelde MP3 çalarlar, dijital kameralar, PDA, laptop… gibi cihazlardır.

RAM: RAM bellek bilgisayarın ana belleğidir. Bilgisayarlarda işlenecek tüm veriler RAM belleğe konulur. Sadece ana bellekteki veriler işlenir. Bununla birlikte çalıştırılacak her program, erişilecek her dosya mutlaka depolama ortamından ana belleğe kopyalanmalıdır. Ana belleğin boyutu önemlidir. Çünkü bilgisayar hangi programların kullanılabileceğini, ne kadar verinin hazır bir şekilde erişilmeyi bekleyeceğini bu bellek belirler. RAM bellekler hem içerisine bilgi yazmak, hem de içlerindeki bilgiyi okumak için tasarlanmıştır. İngilizce “Random Access Memory”(Rassal Erişimli Bellek) kelimelerinin baş harflerinden adını almaktadır. Rassal, rasgele erişimli denmesinin sebebi bu belleğin üzerindeki herhangi bir veriye aynı sürede ulaşmanın sağlanmasıdır. Günümüzdeki bilgisayarların çoğu 128 MB ana bellekle satışa sunulmaktadır. Yani böyle bir bilgisayarın ana belleğine 128 milyon harf yerleştirilebilir ki bu da 100.000 sayfalık bir ansiklopediye eşittir.
Eğer RAM bellek kullanılmadan direk olarak depolama biriminden bilgi alınsaydı o zaman bilgisayar çok yavaşlayacaktı. Çünkü sabit disk gibi depolama birimlerindeki verilere erişim süresi milisaniye (Saniyenin binde biri), RAM belleklerde ise erişim süresi nanosaniye (saniyenin milyarda biri) ile ölçülmektedir. Bu da RAM belleklerin ana bellek olarak kullanılmasındaki en önemli faktördür.
DRAM(Dinamik RAM) ve SRAM (Statik RAM) olarak ikiye ayrılırlar.
DRAM: Günümüz kişisel bilgisayarlarında kullanılan en popüler bellek türüdür. Kondansatör ve transistör ile temsil edilir. Çift tarafında kondansatörler olan yalıtkan bir maddeden oluşur. Bir kondansatör üzerinde 1 bitlik veri saklanır. Teoride kondansatör üzerindeki verinin sonsuza kadar saklanması gerekir fakat hiçbir yalıtkan mükemmel olmadığı için yük zamanla boşalır ve yaklaşık olarak 50 milisaniyede bir kondansatörler tekrar sarj edilmek suratiyle bellekteki bilgiler tazelenmiş olur. Ana bellek için kullanılan RAM türü DRAM’dir. Çeşitleri;
EDODRAM(Extended Data Output Dynamic RAM):Geleneksel DRAM’den farklı olarak bir veri bloğu işlemciye gönderilirken diğer veri bloğunu çağırmaya başlayabilir. Yani bir iş tamamlanmadan başka bir iş yapılmaya başlanabilir. Erişim süreleri 60-70 nanosaniye kadardır.
SDRAM(Synchronous DRAM): Geleneksel belleklere göre çok daha yüksek saat frekansında çalışabilirler. SDRAM kendisini işlem yolu ile senkronize ederek 133 Mhz hızında çalışabilir. Yani hızları nanosaniye yerine Mhz ile ölçülür. 83 Mhz, 12 nanosaniyeye eşittir.
RDRAM-DRDRAM(Rambus-DirectRambus DRAM):Saniyede 1,6 milyar Byte veri transfer hızı vardır. 8 Bit yol yerine 16 Bit veri yolu kullanılır(2 byte). Hızları yüksektir 1066 Mhz kadar çıkmıştır. Verileri RAMden önbelleğe ya da ekrana taşımak için küme komut işleme (pipelining) yöntemini kullanırlar. Aynı anda 8 ayrı işlem yapabilmektedirler.
SRAM:Elektrik verildiği sürece içindeki bilgileri saklayan RAM türüdür. DRAM’den farklı olarak bilgilerin güncellenmesi gerekmemektedir. Bu yüzden hızlı fakat pahalıdırlar. SRAM genelde bilgisayarların önbelleğinde kullanılır.

ÖN BELLEK:Günümüz bilgisayarlarında hızı etkileyen en önemli faktörlerden biri de ön bellektir. Ön bellek SRAM’lerden oluşmuş bellek topluluğudur. Ön belleğin kullanım amacı işlenmesi gereken bilgilerin önce buraya getirilerek işlenmeye hazır hale getirilmesidir. Bellek ya da yolların fızı işlemcini,n hızına yetişemez. Arada geçen zaman kaybını önlemek için ön bellek kullanılır. Günümüzde ön bellekler işlemcinin içindedir ve işlemci hızında çalışır. L1 ve L2 olarak iki seviye ön bellek vardır. L1; işlemci ile aynı hızda çalışan 8-16-32-64 ve 128 KB belleklerdir. L’; bellekler ise işlemci çekirdeğine daha uzak ve ebatça daha büyüktür. 128-256-512 KB boyutlarında olabilirler. Ayrıca sabit disk, CD-Rom okuyucu ve CD yazıcılarda da ön bellek kullanımı başlamıştır.

GİRİŞ BİRİMLERİ:
Bilgisayara veri girişi için kullanılan birimlere giriş birimi adını veriyoruz.
Klavye:Üzerinde harfler, sayılar ve bazı özel işaretler vardır. Üzerindeki harflerin dizilişlerine göre F ya da Q olarak adlandırılırlar.
Işıklı Kalem:Genellikle bar kodları okumada, şekil çizme ve el yazısı yazmada kullanılır.
Grafik Tablet:Özel bir kalem vasıtasıyla ekranda yazı ve şekillerin gözükmesini-çizilmesini sağlayan küçük kare ya da dikdörtgen şeklinde tablettir.
Dokunmatik Ekranlar:Ekranda görünün komutlar üzerine dokunmak suretiyle komutları çalıştıran ekran tipidir.(Kiosk)
Oyun Çubuğu: genellikle oyunlarda kullanılır ve üzerindeki tuşlara basılarak bilgisayara komutlar verilir.
Fare:Ekranda görünen imleç yardımıyla komut girişi yapmaya yarar. Hareket etmesiyle imleç ekranda yer değiştirir. Fare kullanarak işaretleme, tıklama ve sürükleme işlemleri yapılır.
İmleç:Farenin ekran üzerinde nerede olduğunu gösterir.
Tıklama:Farenin sol tuşuna bir kere basılmasıdır.
Çift Tıklama:Farenin sol tuşuna kısa aralıklarla iki kez basılmasıdır.
Sürükleme:Farenin sol tuşuna basılı tutarak imlecin yerinin değiştirilmesidir.
Tarayıcı:Kağıt üzerindeki resim, grafik ya da önceden yazılmış yazıları bilgisayar ortamına aktarmakta kullanılır. Farklı çözünürlük destekleyen modelleri bulunmaktadır.
Video/TV kartı:Bilgisayar ya da diğer kaynaklarca üretilmiş görüntü, ses, text ve diğer veriler üzerinde işlem yapmak ve saklamakta kullanılır. Ayrıca Tv kartları sayesinde Tv yayınları izlenebilir.

ÇIKIŞ BİRİMLERİ
Ekran(Monitör):Hem giriş hem de çıkış birimi olarak kullanılır. Giriş ve çıkış birimlerinden gelen verilerin sonuçlarını görüntüleyerek bilgisayar ile kullanıcı arasındaki iletişimi sağlar.
Grafik ekranda görüntülenen pixellerden oluşur. Bir ekranın görüntülebileceği pixel sayısı nbe kadar çoksa ekranın görüntü kalitesi o kadar artar.ayrıca pixeller arasındaki uzaklık da görüntü netliğini etkiler. Uzaklık ne kadar az ise görüntü o kadar nettir.(0,28 den düşükler tercih edilmelidir)
Yazıcı:Ekranda görülen bilgileri kağıt üzerine yazdırmaya yarayan araçlardır. Nokta vuruşlu, mürekkep püskürtmeli ve laser yazıcı olarak çeşitlendirilirler.
Kulaklık ve hoparlör: Bilgisayar tarafından üretilen ve kat-ydedilmiş sesleri duymamızı sağlar.
Ses Kartı: CD kalitesinde 16 Bitlik ses duymamızı sağlar. Bilgisayarların sesi kullanmasını ve daha sonra bu sesi çıkartmasını sağlayan bir karttır.
DEPOLAMA BİRİMLERİ:
Disket Sürücü ve Disketler:Manyetik ortama veri yazabilen ve üzerindeki verileri okuyabilen, saklayabilen bir birimdir. Veri taşımada ve yedeklemede kullanılırlar. Disketlerin kullanılabilmesi için biçimlendirilmesi gerekmektedir. 1.44 MB veri depolarlar. Sıcak, soğuk, nem ve manyetik alanlar disketlerin çabucak bozulmasına yol açar.
Sabit Disk Sürücü: Bilgisayarların ikincil bellekleridir. Üzerlerine depolama yapmayı sağlar. En temel ve en kapasiteli birimdir. Bir kutu içerisinde bilgisayarların kasalarında bulunur. Verileri bir dizi dönen manyetik disk üzerinde saklar. Her manyetik diskte okuma-yazma kafası vardır. Üst üste yerleştirilmiş plaklara benzer manyetik diskler belli bir hızla dönerken okuma-yazma kafaları bunların üzerinde hareket ederken okuma-yazma işlemlerini yapar.

Konu AKTUĞ tarafından (27-10-2009 Saat 09:47 ) değiştirilmiştir.
AKTUĞ Çevrimdışı   Alıntı ile Cevapla
Alt 27-10-2009, 09:40   #2
AKTUĞ
Onur-Sat Forum Üyesi
 
AKTUĞ - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 10-07-2008
Nerden: C\:Windows
Mesajlar: 1.449
ݝtibar Gücü: 36
AKTUĞ Onur-Sat Forum Üyesi
Standart Cevap: Bilgisayarı tanıyalım,nedir,nasıl çalışır?

Sabit diskler bilgisayarların ana kartlarına EIDE (Enhanced Integrated Drive Electronics) veya SCSI (Small Computer System Interface) diye adlandırılan yuvalara özel kablolarla bağlanırlar. “C” harfi ile temsil edilirler.
CD-Rom Sürücüler: CD(Compact Disk) kullanan birimlere CD-Rom sürücü adı verilir. Depolanan bilgileri okumak için kullanılırlar. Disk veya disket ortamında olduğu gibi veriler mıknatıslama esasıyla değil de laser kullanılarak cd üzerine oyuk ve tümsekler açma prensibi ile çalışırlar. Laser oyuk ve tümsekleri 0 ve 1 esasına göre okuyarak verileri bilgisayar ortamında kullanıma sunar. Normal bir cd 650-800 MB arasında veri saklayabilir. Cd yazmak için CD-yazıcılar kullanılır. Üzerindeki hızlar yazma-yeniden yazma ve okuma hızlarıdır.
DVD Sürücüler: Digital Video Disk kelimelerini baş harfleri ile adlandırılır. Cd sürücü mantığıyla çalışırlar ancak DVD’ler CD’lerin 20 katı kadar daha fazla bilgi depolayabilir bu sebeple günümüzde daha çok filmlerin sayısal ortamda saklanması için kullanılırlar.
Fax-Modem Kartı:Telefon hatlarını kullanarak bilgisayarlar arası iletişimi, dolayısıyla veri transferini sağlayan cihazlardır. Modemler saniyede transfer edebildikleri veri hacmine göre sınıflandırılırlar. Türkiye’de telefon hatlarının kapasitesi göz önüne alınırsa genellikle 56 K bir per second modemler uygun olur. Modemler sayesinde bilgisayarlar fax cihazı olarak da kullanılırlar.
Ağ Kartları:Bir ağ oluşturmak için, bilgisayarları birbirine bağlamak için kullanılır. Bu kartlar sayesinde bilgisayarlar arasında veri transferi yapmak ayrıca yazıcı, fax modem gibi cihazlara bağlanmak mümkündür. Hızları 10 Mbps, 100 Mbps ve 1 Gbps olarak değişir.














YAZILIM

Bilgisayarı fonksiyonel hale getiren ve fiziksel yapısı dışında kalan her şeye yazılım diyoruz. Yani donanım olmadan yazılım bir işe yaramayacağı gibi yazılım olmadan da donanım bir işe yaramaz. Yazılımı veriyi işleyerek bilgi haline getiren yöntemler bütünü olarak değerlendirebiliriz. Bilgisayarlara belirli bir işin gerçekleştirilmesi için verilen komutlar toplamına program adını veriyoruz. Her bilgisayarda çok çeşitli bilgisayar programları kullanılır. Genel olarak tüm bilgisayar programlarının tamamına yazılım adı verilir.

Yazılım Çeşitleri: Bilgisayar üzerinde bulunan yazılımlar; “Sistem Yazılımları” ve “Uygulama Yazılımları” olarak iki grupta toplanabilir. İlk sırada sistem yazılımları vardır. Bu yazılımlar işletim sistemleri, haberleşme programları ve diğer kontrol programlarından oluşur. Günlük kullanımda yazılımlar yasal şekilleri, kullanım alanları ve kullanım şekilleri gibi ölçütlere güre sınıflandırılmaktadır.
Kullanımı Serbest Olan Yazılımlar(Public Domain): Kullanımı herkese açık olan ücretsiz yazılımlardır. Kullanım süresi ya da kopya sayısı sınırsızdır.
Paylaşılabilir Yazılımlar(Shareware): Telif hakkı olan (Copyright) yazılımlardır. Yalnız belirli bir süre için deneme amaçlı olarak kullanılabilir. Sürekli kullanım hakkı için belirli bir ücret ödemek gerekir.
İşletim Sistemi: Kullanıcı ile bilgisayar arasında iletişimi sağlayan programlardır. Bilgisayar sisteminin tüm hareketlerinin denetler.sistem kaynaklarını yönetir.
Yararlı Programlar:İşletim sistemi ile birlikte verilen format, sıkıştırma, kurtarma türü programlardır.
Aygıt Sürücüleri:Çevre birimlerinin çalışması için bilgisayara yüklenen programlardır.
Programlama Dilleri: Bir işi bilgisayara yaptırmak için belirli kodların belirli bir sıra doğrultusunda kullanılması ile mümkündür ve bu koda programlama dili adı verilir. C/C++, pascal, java, visual basic buna örnektir.
Uygulama Programları:Belirli bir amaç için üretilmiş programlardır. Office programları, Muhasebe programları, bilgisayar oyunları…
Ticari Yazılımlar: Muhasebe, tahmin yapım, proje yönetimi gibi alanlarda kullanılırlar.
Eğlence Yazılımları: Oyunlar, ekran koruyucular…
Eğitim ve Başvuru Yazılımları: Bilgisayar destekli eğitim yazılımları, simulasyon, elektronik ansiklopedi, atlas gibi…
Çoklu Ortam Yazılımları: Bilgisayar tabanlı medya ile bütünleşik olarak hazırlanır ve çalışırlar. Ses, video, animasyon ve resim içerirler. Çoklu ortam ansiklopedileri bunlara örnektir.
Yazılımlar donanım ve işletim sistemi ile uyumlu çalışırlar. Disket ya da Cd üzerinde gelirler ve kurmak için kur, setup, install gibi çalıştırıcı dosyaları çalıştırmak suratiyle kurulurlar.

İşletim Sistemi:

İşletim sistemi, sistem yazılımlarının en önemlisidir. Bilgisayardaki tüm işlevleri denetler. İşletim sistemi olmaksızın bir bilgisayarın çalışması imkansızdır. Donanımı ve uygulama yazılımlarını kontrol eden, düzenleyen bir program grubudur. Donanım bilgi işlem gücünü sağlarken işletim sistemi bu güce uygulama programları ve dolayısıyla kullanıcıların erişimini sağlar. Bunu sağlamak için de;
  • Donanımın kullanıcılar arasında paylaşımını sağlar:çok kullanıcılı sistemlerde merkezi işlem birimi, yazıcı gibi kaynakların kullanıcılar arasında paylaşımının sağlanması
  • Kullanıcılara veri ve programları paylaşma olanağı sağlar
  • Veri korumayı sağlar. Diğer kullanıcılardan veri korunması işletim sistemi tarafından sağlanır.
  • Giriş/çıkış işlemlerini ve ikincil belleğe erişimi sağlar. Bilgisayarın kilitlenmesi ya da çökmesi durumunda veri kaybını önler.
  • Kaynakların en verimli şekilde kullanılması için düzenlemeyi yapar.
İşletim sistemleri genelde kontrol programları ve işlem programları olarak iki gruptan oluşur.
Kontrol Programları:Sistemin işlemlerini kontrol eder, kaynakların atanması, işlemlerin sıraya konulması, giriş/çıkış işlemlerinin kontrol edilmesini sağlar.
İşlem Programları:Kullanıcıların sisteme erişmesini, sistemin olanaklarını kullanmasını sağlar. Bilgisayar ilk açıldığında genellikle kernel adı verilen bir işletim sistem programı bilgisayar belleğine aktarılır ve program gereksinim duyulan diğer işletim sistemi parçalarını ikincil bellekten ana belleğe yükler. Bellekte sürekli kalan parçalara yerleşik işletim sistemi programları denir.
AKTUĞ Çevrimdışı   Alıntı ile Cevapla
Alt 27-10-2009, 09:43   #3
AKTUĞ
Onur-Sat Forum Üyesi
 
AKTUĞ - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 10-07-2008
Nerden: C\:Windows
Mesajlar: 1.449
ݝtibar Gücü: 36
AKTUĞ Onur-Sat Forum Üyesi
Standart Cevap: Bilgisayarı tanıyalım,nedir,nasıl çalışır?

BİLGİ AĞI

Günümüzde bilgisayarlar birbirine bağlı olarak çalışabilmekte, kaynaklarını paylaşabilmekte ve bilgi alışverişine olanak sağlamaktadır. İşte bilgi ağları başlığında bu konu ele alınacaktır. Bir ağ yazıcılar, CD-Rom sürücüler ve e-mail sunucusu gibi çeşitli kaynakları paylaşabilmek ve elektronik olarak haberleşmek için birbirine bağlanmış iki veya daha fazla bilgisayardan oluşur. Bir ağ, yerel alan ağları veya geniş alan ağları şeklinde ortaya çıkabilir.
Yerel Alan Ağları(LAN): Nispeten küçük bir alandaki ağlardır. Yerel alan ağları genellikle bir veya birbirine komşu birkaç bina gibi küçük bir alan ile sınırlıdır. Çok nadir olarak LAN içindeki bilgisayarlar birkaç km. mesafede olurlar. LAN üzerindeki bilgisayarlar bir dosya sunucusu ya da iş istasyonuna bağlıdırlar. Dosya sunucusu diğer bilgisayarların kullanması için programları ve bilgileri üzerinde barındırır. Pek çok yerel ağda Ethernet kartları ile birbirlerine bağlıdırlar.
Geniş Alan Ağları(WAN): Büyük bir alana yayılmış alan ağlarıdır.iki ya da daha fazla yerel alan ağının birleşimi ile onların haberleşmeleri için oluşur. Çoğunlukla “public network” olarak isimlendirilir. Telefon şebekeleri, ATM(Asynchronous Transfer Mode), uydu bağlantısı, kiralık hatlar gibi teknolojiler üzerinden oluşturulurlar. Dünyadaki en büyük geniş alan ağı internettir.

TELEFON AĞLARININ BİLGİSAYARLARDA KULLANIMI
Dünya üzerindeki iletişim, telefon bazlı sistemlerden, sayısal hizmet ağlarına doğru gelişmektedir. Bilgisayarlar veriyi sayısal olarak göndermeye başladığında, sistemler arasındaki bağlantıların sağlanabilmesi için telefon ağlarında mantıksal paket iletim sağlanmıştır. Telefon birçok işyeri ve eve bağlantı sağladığı için, telefon ağları bilgisayar iletişimi için idealdir.
Bilgisayarlar sayısal formatta, telefon ağları ise analog formatta veri ilettiğinden dolayı modem adı verilen aletlerle dönüşümler sağlanmıştır. Günümüzde ise ses sinyalleri taşıyan telefon ağlarının, sayısal veri taşıyabilecek hatlara dönüştürülmesi önemlidir. Bu sebeple telefon şirketleri ISDN (Integrated Service Digital Network) servisini sağlayan “sayısal şirketler” olacaktır.



INTERNET

Çeşitli tanımları bulunan internet, dünya çapında birbirine bağlı bilgisayarlardan oluşan ve sürekli büyüyen bir bilgi ağıdır. Üretilen bilgiyi saklama, paylaşma ve ona ulaşma isteği sonunda ortaya çıkmıştır.
  • 1997 yılı sonu itibariyle 100,000,000 civarında insanın kendi arasında etkileştiği, bilgi değiş-tokuşu yaptığı, kendi yazısız kuralları bulunan büyük bir topluluktur. Bu sosyal yönüyle internettir.
  • Yararlı bilgilerin size bir tuş kadar yakın olduğu dev bir kütüphanedir.
  • 1997 yılı sonu itibariyle 20,000,000 aşkın bilgisayarın oluşturduğu büyük bir bilgisayar ve bilgi ağıdır.
  • Kişilerin fikirlerini serbestçe söyleyebildikleri demokratik bir platformdur.
  • Evden alış-veriş, gazete ve dergilere ulaşım, bankacılık gibi işlemler sayesinde bir hayat kolaylaştırıcıdır.
Yani internet bilgiye ulaşım, onu paylaşma ve sonrasında da o bilgiyi kullanımdır.

KİŞİSEL BİLGİSAYARLARIN KİŞİSEL VERİMLİLİĞE ETKİLERİ:
Verimlilik deyince aklımıza gelen az maliyetle işlerimizi daha kısa sürede ve daha kolaya yapma işlemi bilgisayarlar sayesinde mümkündür. Bilgisayar teknolojisi sayesinde artık rekabet ortamları da evrim geçirmekte ve teknolojiye dayanmaktadır.
EVDE BİLGİSAYAR KULLANIMI
Evde bilgisayarlar her alanda bizlere yardımcı olmaktadır. Ödevlerimizin yapımından müzik dinlemek, filem seyretmek, oyun oynamak gibi eğlenceli ortamlara kadar evde bilgisayarı her alanda kullanmaktayız. Ayrıca ev güvenliği, hesaplama, bankacılık ve alış-veriş konusunda da bilgisayar kullanımı yaygınlaşmaktadır.

İŞYERİNDE VE OKULDA BİLGİSAYAR KULLANIMI
Özellikle ABD başta olmak üzere birçok ülke artık tüm iş hayatı işlemlerini bilgisayar ortamından yapmaktadır. Bu sayede verimlilik artmakta, işlem maliyetleri ve işlem süreleri kısalmaktadır. Eğitimde bilgisayar kullanımı ise sıkıcı ezber görünümünden bizleri kurtarması açısından önemlidir. Bilgisayar ortamı sayesinde ses, müzik, film ortamında eğitim hem daha eğlenceli hem de daha kolay öğrenilebilir durumdadır. Ayrıca bilgisayar teknolojisi ile derslerin tekrar işlenmesi sayesinde anlama açısından aynı seviyede olmayan öğrendiler arasındaki fark da kapanmıştır. Yani eğitimde bilgisayar kullanımı sayesinde öğrencilerin derse karşı motivasyonu kaybolmadan öğrenme süresi kesintisiz ve canlı hale gelmiş ve bilgi kalıcılığı sağlanmıştır.


BİLGİSAYAR KULLANIMINDA SAĞLIK VE GÜVENLİK
Hayatımızda bu kadar mühim rolü olan bilgisayarları kullanırken acaba bir yandan sağlığımızı mı kaybediyoruz? Günümüzün büyük bölümünü karşısında geçirdiğimiz bilgisayarların sağlığımıza ne gibi etkileri olmakta. Sağlığımızı korumak için önce bilgisayar karşısında doğru oturmalıyız. Yükseklik ayarlı, sırt desteği olan, yumuşak minderli bir koltuk seçilmelidir. Mümkünse bilgisayar düz bir masada değil de bilgisayar masasında kullanılmalıdır. Kollar dirsekten 90 derece kadar kırılmalı ve klavye önünde ellerin koyulabileceği bir boşluk bulunmalıdır. Bilgisayar kullanırken gerekecek cihazlar kolay ulaşılabilecek yerlerde olmalı, eğer yazı yazmamız ve okumamız gerekiyorsa text tam karşımızda bulunmalıdır. Ayrıca ekranın ışıklandırması, renk ayarı ve çözünürlüğü de bu bağlamda önemlidir.
Bilgisayar kullanırken dik oturmalı, klavye ve fareye çok güç harcamayacak şekilde dokunulmalı, sık sık ara verip dinlenilmelidir. Kullanım esnasında beslenme aksatılmamalıdır. Düzenli olarak spor yapın ve stres ile baş etme yollarını öğrenin.
Bilgisayar kullanımında hareketlerin tekrarlanmasından ve kasların sürekli gergin durmasından dolayı bilekteki ve koldaki sinir ve dokularda oluşan ve RSI(Repetetive Stain Injury) adı verilen hastalık kalıcı sakatlanmalara yol açmaktadır.
Ayrıca bilgisayar ekranına sürekli bakmaktan dolayı çeşitli göz rahatsızlıkları da oluşmaktadır. Bu sebeple ekran gözümüzden 50-70 cm. uzaklıkta ve göz hizamızın bir miktar altında olmalıdır. 4-6 saatten fazla sürede bilgisayar ile sürekli çalışılmamalı daha önce de belirttiğimiz gibi sık sık ara verilerek dinlenilmelidir.

Çağımızda kapsamlı bir şekilde kullanılması bilgisayar sistemlerinde güvenlik sorunlarını da beraberinde getirmiştir. Bilgilerin korunamaması ve kendini kanunun üzerinde gören kişilerin bunları ele geçirmesi birçok firmaya büyük zararlar vermiştir. Bu sebeple yazılımcılar özel kodlamalar ve şifrelemelerle bu bilgilerin güvenliği için çalışmışlardır.
AKTUĞ Çevrimdışı   Alıntı ile Cevapla
Alt 27-10-2009, 09:43   #4
AKTUĞ
Onur-Sat Forum Üyesi
 
AKTUĞ - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 10-07-2008
Nerden: C\:Windows
Mesajlar: 1.449
ݝtibar Gücü: 36
AKTUĞ Onur-Sat Forum Üyesi
Standart Cevap: Bilgisayarı tanıyalım,nedir,nasıl çalışır?

BİLGİSAYAR VİRÜSLERİ VE KORUNMA

Çalıştığında bilgisayar programlarına değişik şekillerde zarar verebilen bilgisayar programlarına bilgisayar virüsleri adı verilir. Ayrıca tüm virüsler aktif hale geldikten sonra çoğalırlar ve yayılırlar.
Bilgisayar virüslerinin yayılma yollarından birisi virüs kapmış bilgisayar programlarıdır. Virüs yapımcısı kullandığınız programın içine virüsü gizler ve bu sayede siz o programı kullanmaya başladığınızda virüs bilgisayarınıza girer. Bu genellikle internet ortamından alınan dosyalarda yaşanır. Bilgisayar programı çalıştırıldığında virüs de kendini belleğe kaydeder ve potansiyel olarak zararlarına başlar. Bazı virüsler ise bilgisayarınızın her açılışta ilk bakılan yeri olan sabit diskinizin “boot sector” bölümüne yerleşir ve bu sayede bilgisayarınız her açıldığında virüslenmiş olarak çalışmaya başlar. Benzer şekilde kendini sistemin çalıştırıcı dosyalarına (command.com) kopyalayan virüslerde mevcuttur.
Dosyalara ve bilgisayarın sistem alanına bulaşmasına göre virüsler ikiye ayrılırlar.
Dosyalara Bulaşan Virüsler:Bu virüsler genellikle kullanıcıların çalıştırdığı programlara bulaşır. Programların virüslenmesi iki yolla olur. Ya virüs kendini belleğe yerleştirir ve böylece çalışan tüm programlara bulaşır, ya da belleğe yerleşmeden virüslü program her çalıştırılışında etkisini gösterir. Fakat genellikle bu tür virüslerin çoğu kendini bilgisayarın belleğine yükler.
Bilgisayarın sistem alanlarına bulaşan virüsler: bu gruba giren virüsler kendilerini bilgisayarın ilk açılış birimine (boot sector) ya da sistem çalıştırıcı dosyalarına (command.com) kopyalar. Bazı virüsler ise iki şekilde de zarar verebilir.
Virüslerin bazı çeşitleri virüs arama programları tarafından bulunmamak için gizlenme teknikleri kullanırlar(stealth virüsler), bazıları ise çalıştırılmaya başlandıktan sonra kendine benzer virüs programları oluşturarak çoğalırlar(polymorphic virüsler).


Bilgisayar virüsleri;
  • Ekranınıza canı sıkıcı mesajlar çıkartarak çalışmalarınızı bölebilir ya da engelleyebilirler.
  • Bellek ya da diğer kaynakları kullanarak bunlara erişmenizi engelleyebilirler ve bilgisayarınızın performansını düşürürler.
  • Kullandığınız dosyaları bozabilir ya da silebilirler.
  • Kullandığınız programları bozabilir ya da çalışmamalarını sağlarlar.
  • Sabit diskinizin tamamını ya da önemli dosyaları silebilirler.
Virüsler genellikle PC ortamı için yazılırlar fakat mac sistemler için de virüs nadir de olsa bulunmaktadır. Günümüzde internetin yaygınlığı ve e-mail kullanımı sayesinde virüsler çok hızlı bir şekilde yayılabilmektedirler.
Truva Atı “Trojan” nedir? Truva atı virüs ile eşdeğerdir. Tek farkı aldığınızda programın yararlı bir şey yaptığını sanmanız, zararlarını ise sonra görmenizdir. Oyun programları gibi…
Bazı virüsler doğrudan veri dosyalarını (.dat, .ovr, .doc) bozabilriler. Fakat virüsler de bir çeşit program olduklarından dolayı aktif hale gelebilmeleri için mutlaka virüs kodunun çalıştırılması gerekmektedir.
Macro virüsü nedir? Bazı programların kullanımlarını kolaylaştırabilmek için kendi yardımcı programlama dilleri vardır. MS Word ve Excel bunlara örnektir. İşte macro virüsleri bu kısımlara yerleşir ve o programları her çalıştırmanız esnasında kendini dökümana bulaştırır.

Bilgisayarınızın virüs kapıp kapmadığını, kullanım esnasında meydana gelecek bazı olağan dışı durumlara göre değerlendirebilirsiniz. Bilgisayarınızın ekranında görünen bazı işaret ve yazılar ya da bilgisayarın yavaşlaması, belleğin azalması bu durumlara örnektir. Bu durumların tamamında virüs tehlikesi olduğunu söylemek yanlıştır ama şüphelenmekte fayda vardır.


Bilgisayarlarda virüsleri bulmak onları temizlemek için bazı antivirüs yazılımı vardır. Bu programlar kendi veritabanlarında bulunan virüs imzalarını bilgisayarınızda arayarak virüs taraması yaparlar. Ayrıca programlarınızı virüs olabilecek zararlı kodlara karşı analiz ederler. Antivirüs yazılımları veri tabanlarını zaman zaman güncelleyerek yeni çıkan virüsleri de bu tabana dahil etmektedirler. Genelde üç esasa göre çalışırlar:
  • Virüs arama ve bulma (Virüs Scanner)
  • Bulunan virüsleri temizleme (Virüs Cleaner)
  • Koruma için kalkan oluşturma (Virüs Shielder)
Virüs programları genellikle bilgisayarınızı çalıştırdığınızda devreye girer, her yeni program çalıştırdığınızda ya da yüklemek istediğinizde kontrol eder ve eğer virüs varsa sizi uyarır. Genellikle shareware olarak karşımıza çıkan antivirüs programlarının freeware sürümleri de mevcuttur.
Eğer bilgisayarınızda virüs bulunduğundan şüpheleniyorsanız önce tüm bilgilerinizi kaydedin, tüm programları kapatın ve antivirüs programını çalıştırın. Eğer bilgisayarınızın sistem alanlarının virüslendiğinden şüpheleniyorsanız sistemi kapatıp temiz bir sistem disketi ile açın ve virüs programı yardımıyla tarama yaptırın.
Virüsten korunmanın en kolay yolu güvenmediğiniz yazılımları kullanmadan önde antivirüs yazılımı ile taramaktır. Fakat bazı dosyalar tarama esnasında virüs uyarısı vermese de çalıştırıldıklarında çok ciddi hasarlar veren algoritmaları çalıştırırlar. İşte bu tür programlara karşı tek önlem güvenmediğiniz programları kullanmamaktır.
Ayrıca virüslerin bazıları e-mailler ile taşınabilmektedir. Tek başına text ile virüs taşınamadığı için sadece yazı ile dolu mailleri okumakta sakınca yoktur. Fakat mail ile birlikte attachment şeklinde gelen dosyalar virüs taşıyabilir ve bilgisayarınıza zarar verebilir. Bu sebeple kimden geldiğini bilmediğiniz ve konusu hakkında bilgi sahibi olmadığınız mailleri açmadan silmek her zaman mantıklıdır. İnternet sitelerinde dolaşırken virüs bulaşmasa da bazı sitelere girdiğinizde indirilmesi istenen programlarla bilgisayarımıza virüs bulaşır.

LİSANSLI YAZILIM KULLANIMI VE TELİF HAKLARI

Yazılım lisansı telif hakkı sahibinin (yazılım üreticisinin) hakkını koruyan bir belgedir. Telif hakkı sahibinin hakları yasalarla da korunur. Hiç kimse telif hakkı sahibinin izni olmadan programı kopyalayamaz ve dağıtamaz. Bu kuralları çiğnediğiniz takdirde ağır cezai yaptırımlarla karşılaşabilirsiniz. Lisanslı yazılım kullanmak, bilgisayarınızı virüslere karşı korur, teknik destek güvencesi sağlar, program hakkında rehberlik hizmeti ve ucuz güncelleştirmeye imkan sağlar, yazılımlar sorunsuz çalışır ve bilgi teknolojileri gelişmeleri hakkında sürekli bilgi alma imkanı sağlar. Lisanssız yazılımlarda ise bu imkanlardan yararlanılamaz. Ayrıca son günlerde BSA adı verilen kuruluşun yaptığı kontroller neticesinde korsan yazılım kullanan firma ve şahıslara ciddi para ve hapis cezaları verilmiştir.
AKTUĞ Çevrimdışı   Alıntı ile Cevapla
Alt 19-11-2011, 18:17   #5
hakan41300
Onur-Sat Forum Üyesi
 
Üyelik tarihi: 24-03-2006
Mesajlar: 5
ݝtibar Gücü: 0
hakan41300 Onur-Sat Forum Üyesi
Standart Cevap: Bilgisayarı Tanıyalım,Nedir,Nasıl Çalışır?

Teşekkürler Arkadaşım
hakan41300 Çevrimdışı   Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Etiketler
bilgisayarı tanıyalım, nasıl çalışır?, nedir


Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Seçenekler

Yetkileriniz
You may not post new threads
You may not post replies
You may not post attachments
You may not edit your posts

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-KodlarıKapalı



Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 15:36 .


Powered by vBulletin® Version 3.8.3
Copyright ©2000 - 2014, Jelsoft Enterprises Ltd.